Kategoriler
Takipçilerim (1)
ahmetmuratt

havuz

seni uzaktan buzlu bir camın ardından sordular onlara camı anlattım içtiğin suları saklayan sincap ailesi ağacı terk etti izinden içip sen olalı beri her geldiğinde...

Devamı

düşmeden ayakta durmak

bir dalgaya yüzümü tutmuşum sokakta insan olduğumu tekrar ederek içimden yanan insanların taşların arasından geçerken onunla karşılaştım gözlerimi ellerimi ismi anıldığında biz seniz sendeniz diye yanıp dövünen yerlerimi sana...

Devamı

kalbimin ilmekleri

şimdi bir yüreğim olsa sevmek için kapılar kırardım bakışlarım pençe kanım aşk kırmızısı kırmızı benim damarlarımda yanan çocukluğumdan sana getirdiğim gülümseme sevdiğim ve vazgeçtiğim günlerin bahar çiçeklerine teslim ettiğim...

Devamı

küçük ceviz ağacı

gün akşamın sırtından inmiş bildiği yoldan gidiyor evine üzümlerin üstünde birikmiş toz kalbim küsmüş senden yana havada bulutların taşıdığı güzel haberler var üzüntüden önce gidip saran...

Devamı

gönül tası

ben küçük bir köpektim peşinize takılan gökte yıldızlar titreşip dururken sevilmezler içinden bir meyve kopardım kaderini yürüdüm ağladığım yolların adım aldı beni uzunca baktı bir şey denilmeyen o gönül...

Devamı

uykudan sonra

uzunca zaman düşünmedim seni. aklıma gelmedin değil. otobüsün camına yasladığımda başımı. tek başıma uyanıp kireç beyazı tavanı gördüğümde. hızla geçtin yanımdan. çekili perdelerde ikindi...

Devamı

kapı

kapıyı açtığında uzunca baktı bana kapıyı açtığında yıllardır yürümediği bir yol yapraklarını döküyordu ağaçlar oturmuş duvarlar iyice yaslanmış geriye sayfalarını çevirdi zalimin bir nefes çekti bıraktı saçlarını saçları çardaklı bir...

Devamı

çakıl taşları

yüzünde yıldızsız bir gece. soğuk suskun dudakların. ormanda ağaçtan çok yalnızlık var. yürüdükçe dallarına takılıyor geçmişim. su kendi başına akıyor uzaklara. suyun sevgisi yok mu kuşlara,...

Devamı

penceremde söğüt yaprakları

bir yalan ömrün gülüşü bir yalan sözüm yok belleğini yitirmiş çiçeklere masada zeytin çekirdekleri devrilmiş çay bardağı gittikçe ıslanan ekmek kırıntısı reçel bulaşığı bıçak havada bir kavganın titreyişi ya...

Devamı

AYAĞA KALKMAK İÇİN

Şiir yazıyorum. İnsanlara rağmen şiir yazıyorum. Çünkü şiirim benim sözüme sahip çıkışımdır. Yolda yürüyüşümdür. Ayak direyişimdir. Teslim oluşumdur sahibime. Bir insanı ezmek için...

Devamı

KARNE

İnsanlar uzaklara gitmek isterler bazen. Bunu niye isterler bilmiyorum? Elleri yalnızlıktan...

Devamı

İLK SEVGİLİ

Yorganın içine büründüm. Onun siyah-beyaz fotoğrafıyla. Zenit marka bir fotoğraf makinesinin flaşı bir de. Düğmesine basınca flaş patlıyor. Hiç ışık sızmamasına dikkat...

Devamı

KARŞIYA GEÇMEK

Kaldırıma oturmuş, elinde bir şeyleri gezdirdiğini, kollarını iki yana açıp, eğilip büküldüğünü görünce bir anda ona yöneldim. Gözlükleri, kötü sakalı, bit pazarından alınma elbiseleriyle...

Devamı

kar yağan uykusu

rüzgâr: hırkası düşen küçük kız tanesi düğmeleri yağmur kopuyor günler yokuş aşağı gözleri kapı gıcırdatan uzanmış yatıyor anne gitmiş bir babanın ardı sıra yok hırkam ...

Devamı

bulutların gittiği

çıkıp giden bulut yüzlü ellerin sakladı yağmuru benden yağmur güvensiz dizlerde uyuyakalmış masum saçlı gülücük budakların çatlıyor sancılı kırlarda gelincik rengi zor damarların morluğunu kırlara çiçek diye serpiştirmek ya çiçekleri mor bir odaya ölümle kilitlenmek ...

Devamı

dua

zaman ne çabuk geçer bilmezdim saçlarımı kim örer kim keser tırnaklarımı çıkmışım rüzgârın karşısına bir diyeceğim var gibi yalnızca orada olmaktan kıvançlı bir sevinç nedeni bulmuşum sevindirmişim kendimi hepsi...

Devamı

dönüş yolu

oturup ağladım ezilen başakların kıyısında. rüzgâr sakin şimdi başka dalları okşarken üşüyen ben -ya da mazot kaçıran traktör- yürüdüm kendime taşlar taşları kovalarken -ya...

Devamı

kederli kendir

dizi kanıyor gözlerinin takılmış tellere uçurtması dilsiz yemenisi uçurum renkli gamzeler devşirdim yüzünden sormadım sana sofrandan artanları gizli gizli yedim serçesi bol bir mahalleydi senin gelişin ...

Devamı

kalbimin ilmekleri

şimdi bir yüreğim olsa sevmek için kapılar kırardım bakışlarım pençe kanım aşk kırmızısı kırmızı benim damarlarımda yanan çocukluğumdan sana getirdiğim gülümseme sevdiğim ve vazgeçtiğim günlerin bahar çiçeklerine teslim ettiğim ...

Devamı

kalkıp gidebilir miyim?

kalkıp gidebilir miyim? hiç sanmıyorum. elinin beyazlığında bir gölge olmuş herhangi bir bulutun gökyüzünde bir noktadan bir başka noktaya varmak için aldırış etmediği bir...

Devamı

onda olmayan

her şey için geç olabilir. ama bu şey kendiyse ölümün, her an tam vaktidir aslında. anladım ki ona sarılmak ona sarılmanın sadece bir yoluydu....

Devamı

çakıl taşları

yüzünde yıldızsız bir gece. soğuk suskun dudakların. ormanda ağaçtan çok yalnızlık var. yürüdükçe dallarına takılıyor geçmişim. su kendi başına akıyor uzaklara. suyun sevgisi yok mu kuşlara,...

Devamı